Röportaj: Neslihan Urhan
Bugün dönüp baktığında, kariyerinde seni en çok dönüştüren proje hangisi oldu?
Selim Murathan karakteriyle yer aldığım Kimler Geldi Kimler Geçti projesi, bana hem Baran olarak hem de oyuncu olarak çok şey kattı. Öncelikle Ece Yörenç imzası taşıyan, bu kadar özenle yazılmış bir hikâyenin parçası olmak benim için büyük bir gurur. İşin kalpten titizlikle yapan çok güçlü bir ekiple, kısa bir sürede olsa çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum. Geriye dönüp baktığımda, yolculuğumdaki en kritik dönüşümü bu projeyle yaşadığımı açık yüreklilikle söyleyebilirim.
Zaman içinde oyunculuğa bakışının nasıl değiştiğini hissediyorsun?
Başlangıçta bu işin net bir reçetesi olduğunu düşünürdüm. Zamanla şunu öğrendim: Hikâye anlatıcısının derdi sadece gereği yaşamaktır ve buna nasıl ulaştığının pek bir önemi yoktur. Eğitimlerde birçok şey öğretilir ama oyuncu, setlerde bulundukça ve farklı ortamları deneyimledikçe kendine ait bir haritası çizer. Değişmeyen şeylere gelirsek: Ezberi eksiksiz yapmak, metni anlamak ve çok çalışmak. Hatta gereğinden fazla çalışmak.
Bugün bir rolü kabul ederken seni durduran ya da düşündüren şeyler neler?
Hikâyenin kendisi, nasıl yazıldığı ve karakterin bu hikâyedeki yeri. Bunlar yerindeyse, senaryoyu okurken her şey zaten zihninde ete kemiğe bürünmeye başlıyor ve anlatması keyifli bir hikâyeye dönüşüyor.

Kimler Geldi Kimler Geçti ile kariyerinde yaşadığı dönüşümü anlatan Baran Andıç’la, oyunculuğun onu kişisel olarak nasıl şekillendirdiğini, geleceğe ve yeni yıla dair beklenti ve dileklerini konuştuk.
Kariyerinde artık “hayır” demeyi öğrendiğin noktalar var mı?
Evet, var ve bunun üzerine hâlâ çalışıyorum. İnsan ilişkilerinde kırgınlık yaratmamak için çoğu zaman “hayır” kelimesinden kaçıyor. Oysa içinde gelen buysa, bir “hayır”ın anlamı göründüğünden çok daha büyük. Hem karakter gelişimi hem de sağlıklı ilişkiler için insanın kendine yabancılaşmaması adına “hayır” demeyi öğrenmesi gerekiyor.
Kariyerinde artık kanıtlamaya ihtiyaç duymadığın şeyler neler?
Daha yolun başında olduğum için bununla ilgili bir cevabım yok fakat istikrarlı olmayı kendime kanıtlamaya niyetliyim.
Oyunculuk seni kişisel olarak hangi yönünle daha çok yüzleştiriyor?
Kırılganlığımla. Sanatın her dalı, insanın kendini tanıması için güçlü bir araç. Oyunculuk sayesinde kendimle dürüstçe yüzleşmeyi, kabullenmeyi ve kaçmamayı öğrendim. Durup düşünmek, tekrar tekrar düşünmek ve kendini her gün biraz daha tanımak; oyunculuğun bana kattığı en değerli şeylerden.
2025 sana neyi bırakmayı öğretti?
“Bir şey olmuyorsa, mutlaka daha iyisi olacağı içindir.” Bazı şeyleri fazla zorlamayı bıraktım, yanına da bu cümleyi aldım.
Bugün yeni yıl hedeflerini yüksek sesle koymayı mı, sessizce yaşamayı mı tercih ediyorsun?
Her yıl olduğu gibi bu yılki hedefim de hedeflerim için çalışmak. Dileklerimi bir süre önce topluca dilediğim için sessizce yaşamayı tercih ediyorum.
2026’dan beklentin büyümek mi, sadeleşmek mi?
Sağlığımın yerinde olması ve tüm sevdiklerimle, hiç kayıp vermeden bir arada olabilmek.
10. Yeni yılda canlandırmak isteyeceğin bir karakter varsa, onu birkaç kelimeyle nasıl tarif edersin?
Uzak ya da yakın tarihten bir figürün biyografisinde yer almayı çok isterim.








