Ada Su Ünlü
Haftanın en duygusal anı, Giorgio Armani’nin son defilesiydi. 4 Eylül’de hayatını kaybeden tasarımcının ardından, Pinacoteca di Brera’da gerçekleşen gösteri, bir dönemin kapanışını simgeledi. Tüm gösterilerin ardında ise “Made in Italy” etiketinin etik anlamı, üretim zincirlerindeki emek ve sömürü tartışmaları vardı. Moda artık yalnızca giysi değil, bir vicdan haline geldi.
Bu sezonun en dikkat çeken rengi turuncuydu. Prada, Bottega Veneta nın koleksiyonlarında öne çıkan bu ton, cesaretin ve görünürlüğün sembolüydü. Kaotik bir dönemde, turuncu adeta modanın kendi iç çelişkilerine ayna tuttu: Herkes sürdürülebilirlikten bahsederken, neden hızlı modadan vazgeçemiyoruz?

Louise Trotter’ın Bottega Veneta’daki çıkışı, “el işçiliği modaya geri dönüyor” dedirten anlardan biriydi. Markanın ikonik “intrecciato” örgü tekniği, bu kez insana ve el emeğine verilen saygının bir yansıması gibiydi.
Birden fazla yükü taşımak Emporio Armani’den Moschino’ya, modellerin birden fazla çantayla podyuma çıkması ise, kadınlar için hayatın yükünü simgeler nitelikteydi… Kadın, hem anneydi, hem iş kadınıydı… ama hayatının yükünü her zaman zarafetle taşımayı biliyordu
Son olarak, “kusursuzluk” kavramı da sorgulandı. Versace ve Jil Sander, bilinçli dağınıklıkla samimiyeti yüceltti. Moda artık mükemmel olmaktan çok, içten olmayı seçti. Çünkü gerçek şıklık, kendi hikâyeni anlatabilmektir.
Haftanın en duygusal anı, Giorgio Armani’nin son defilesiydi. 4 Eylül’de hayatını kaybeden tasarımcının ardından, Pinacoteca di Brera’da gerçekleşen gösteri, bir dönemin kapanışını simgeledi. Tüm gösterilerin ardında ise “Made in Italy” etiketinin etik anlamı, üretim zincirlerindeki emek ve sömürü tartışmaları vardı. Moda artık yalnızca giysi değil, bir vicdan haline geldi.
Bu sezonun en dikkat çeken rengi turuncuydu. Prada, Bottega Veneta nın koleksiyonlarında öne çıkan bu ton, cesaretin ve görünürlüğün sembolüydü. Kaotik bir dönemde, turuncu adeta modanın kendi iç çelişkilerine ayna tuttu: Herkes sürdürülebilirlikten bahsederken, neden hızlı modadan vazgeçemiyoruz?
Louise Trotter’ın Bottega Veneta’daki çıkışı, “el işçiliği modaya geri dönüyor” dedirten anlardan biriydi. Markanın ikonik “intrecciato” örgü tekniği, bu kez insana ve el emeğine verilen saygının bir yansıması gibiydi.
Birden fazla yükü taşımak Emporio Armani’den Moschino’ya, modellerin birden fazla çantayla podyuma çıkması ise, kadınlar için hayatın yükünü simgeler nitelikteydi… Kadın, hem anneydi, hem iş kadınıydı… ama hayatının yükünü her zaman zarafetle taşımayı biliyordu
Son olarak, “kusursuzluk” kavramı da sorgulandı. Versace ve Jil Sander, bilinçli dağınıklıkla samimiyeti yüceltti. Moda artık mükemmel olmaktan çok, içten olmayı seçti. Çünkü gerçek şıklık, kendi hikâyeni anlatabilmektir.








