Yeni Neslin Gözdesi Ayça Ayşin Turan

Uluslararası arenada bizi başarı ile temsil eden isimlerden olan Ayça Ayşin Turan ile birlikteyiz. Yeni nesil yıldızın kodları da tıpkı jenerasyonu gibi sürekli yenilik peşinde. Ve Ayça odak noktasında her zaman özgüvenle hareket ediyor.

Yeni Neslin Gözdesi Ayça Ayşin Turan
Yayın Tarihi: 15.03.2019 16:00:00

röportaj Bağlan Keskin
fotoğraf Ali Yavuz Ata
moda editörü Ceren Çetinoğlu
saç Ferit Belli
makyaj Ali Rıza Özdemir
manikür Derya Kaya
moda editörü asistanları Nurseli Konuk, Öykü Tuğrul
 

Ayça Ayşin Turan yeni nesil yıldızların sahip olduğu bütün özellikleri taşıyor. Açık bir zihin, oyunculuğa profesyonelce bir bakış, duygularını ve hislerini saklamama, dürüstlük, bireyselliği doğru anlama, empati kurma, doğuştan duyarlı olma… Evrene sanki bir ışık tutulmuş ve birden yeni kuşakların insanların anlamak için uzun evreler geçirmesi gereken kavramları özümsemesi durumu onda da var. Gerçekten yenilik ve buna açık olma durumu sanırım bu hayattaki en iyileştirici şey. Mevsim değişiyor ve aynı etrafımızdaki hava gibi biz de bundan etkileniyoruz. Ayça için de bu süreç meditasyon gibi işliyormuş. Odak noktasında gerçek bir özgüven sakladığı bir gerçek. Netflix’in tüm dünyada yayınlanan ilk Türk yapımı “Hakan: The Protector” ile uluslararası camiada tanınan ve büyük bir başarı elde eden Ayça Ayşin Turan’ın en büyük sırrı da her zaman pozitif bir aura’ya sahip olması.
 
Mevsim değişikliğindeyiz. Senin hayatın nasıl geçiyor?
Adeta meditasyon yapıyormuşum gibi geçiyor. Mevsim değişikliklerinde genelde insanlarda duygusal inişler çıkışlar olur ama ben bunun aksine daha sakin ve huzurlu bir dönemimdeyim; okulumu bitirdim, bireysel eğitimlerime devam ediyorum, bol bol kendime vakit ayırıyorum ve dinleniyorum. Sağlığım ve keyfim yerinde daha ne olsun. 
 
“Hakan: The Protector” hızla devam ediyor. Peki televizyonda bu sırada seni görecek miyiz?
Önümüzde ilk önce “The Protector”ın ikinci sezonu var. Onun ardından hangi platformda yer alacağım gelecek projelerle ilgili... Klasik TV ya da dijital hangisinin daha önce olacağını bilmek mümkün değil. Projelerin içerikleri, kaliteleri ve tabii beni heyecanlandıracak bir hikaye bu seçimde önemli. 



“The Protector” ile Netflix’te ilk kez bir Türk yapımı yer aldı. Bu platformun izleme alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğini düşünüyorsun? Televizyon izlemek ekran karşısına geçmek değil artık. Yaşam tarzı oldu diyebilir miyiz?
Her zaman değişim olur, her yenilik düzenle oynar. Bu zamanla normalleşir ve sonra daha yenisi gelir; dünyada farklılaşmayan tek şey bu kanun. Biz de şu anda teknolojik gelişmeler ve sebep olduğu doğal değişimler sayesinde bunun en büyük yansımalarından birisini günümüzde izleme alışkanlıklarında hep beraber görüyoruz. Klasik televizyon bize sınırlı sayıda içerik ve belirli saatlerde izleme şansı verirken; teknolojinin gelişmesi, internetin hızlanması ve dijital platformların daha özgün içerikler üretmesiyle, seçme ve izleme artık bireysel boyuta indi. Şu anda klasik yayının aksine, internette çeşitli platformlarda binlerce izlenecek içerik içinden kendi izlemek istediğimizi o günkü keyfimize göre kendimiz seçebiliyoruz. Bu tarz platformların ve internetin en büyük etkisinin izleme alışkanlıklarımızı değiştirerek daha bireysel bir tüketime dönüştürdüğünü hep beraber görebiliyoruz, aslında bir yaşam tarzı demekten çok yeni ve interaktif bir tüketim şekli demek daha doğru sanırım. 

Televizyon ve içerik izlediğimiz pek çok şey bizi ne kadar temsil ediyor? Ne kadar temsil etmeli?
Açıkçası okunan kitaplardan kişilerin profillerinin çıkartılmasından çok da farklı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Bir kişinin izleme alışkanlığının iyi bir analizi, o kişi hakkında gerçek bir teslimiyet vermese de yönelimleri hakkında bilgi verebilir diye düşünüyorum. Bu konuda eminim çok iyi araştırmalar yapılıyordur, bu noktada bunları okumak daha doğru olur.

Şu an aktif olan izleyici kitlesinin içinden sayılırsın. Aynı jenerasyondasınız. Yeni neslin izlediklerinden beklentileri neler?
Bu sorunu bir jenerasyon sözcüsü olarak değil de kendi adıma cevaplayabilirim. İzleyiciler için birçok içerik yaratmak yerine kaliteli içerikler, içi dolu ve anlamlı projeler üretmeliyiz. İçerik üretirken izleyicinin tüketim hızına aldanmadan kaliteyi korumalıyız.

Sen neler izliyorsun?
Ben daha çok film izlemeyi seviyorum. Bunun yanı sıra mesleki olarak yapılan işlere elimden geldiğince kısa da olsa bakmaya çalışırım.  
 
Uluslararası bir projede yer aldıktan sonra senin kitlende nasıl bir değişim oldu?
İş platformum uluslararası bir boyuta taşındı diyebilirim. 
 
Uluslararası arenada gösterilecek daha fazla yerli işi nasıl sağlayabiliriz? Aslında dünyada olup biten her şeyden hemen haberdar olabiliyoruz. Ancak iş alanı var mı sence?
Hikayen kaliteli, samimi ve özgün ise bu zaten uluslararası bir iştir, eskiden yaptığımız işlerin dünyaya dağıtımı ve yayınlayacak yer bulması zordu ama şimdi dijital platformların uluslararası sınırları kaldırması ve izleyici alışkanlıklarının değişimi ile bu artık daha da kolaylaştı. Dolayısıyla samimi, özgün ve kaliteli içerik ile her arenada olabiliriz bence. Gelişmeleri takip etmek demek ve dünyada olup biten her şeyden hemen haberdar olmamız sadece merakla izliyoruz demekten çok farklı bir şey değil. Teknolojinin değiştirici etkenlerinden birisi olmalıyız ki kendi iş alanlarımızı yaratabilelim.


 
Yurt dışından nasıl tepkiler aldın?
Yurt dışından da yurt içinden de olumlu ve güzel tepkiler aldım... Leyla’nın samimiyetine izleyiciyi inandırabildiğimi düşünüyorum. 

Peki sen oyuncu olmak istediğine ilk nasıl karar verdin?
Aslında ilk projemden sonra bu bende bir tutkuya dönüştü ve ait olduğum yerin burası olduğunu anladım. 
 
Başka bir iş yapsaydın bu ne olurdu?
kuduğum okuldan ötürü yine sektörün içerisinde yer alırdım. Tek farkla kamera arkasında.

Sinema senin için nasıl bir deneyimdi?
Güzel ve keyifli bir deneyimdi. Zaten hep söylüyorum sinema benim için çok özel onun yeri farklı. Bir de uzun bir dizi trafiğinden çıkıp başı sonu belli olan bir hikayenin içerisinde yer almak, ne çekeceğini bilmek karakterin yolculuğuna tam anlamıyla hakim olmak bir oyuncu için tarif edilemez bir duygu ve deneyim. 
 
İnsan ilişkilerinde karşı taraftan beklentileri neler şekillendiriyor?
En büyük kriterim dürüstlük. Karşılıklı güven oluşturmak ve bunu sonuna kadar korumak. 
 
Romantik ilişkilerde ne kadar empati kurabilirsin?
Her tür ilişkide empati kurmak çok önemli. Romantik ilişkiler için de bu geçerli. Empatinin karşılıklı olarak kurulması gerekiyor, iki taraf birbirini anlamak istemeli ve uzun süre bir arada kalmak istiyorlarsa bu da dengeli bir biçimde kurulmalı. Yanlış anlamayın bu bir matematik değil kendiliğinden ya vardır ya da yoktur aslında. 
 
Hiç vazgeçtiğin bir şeyler oldu mu?
Eğer inandığım bir şeyse vazgeçmem, savaşırım. Ama inanmadığım bir şeyse asla o yola girmem. 
 
Kendini en çok eleştirdiğin konu nedir?
Mükemmelliyetçiliğim konusunda eleştiririm.  
 
Arkadaş grubunda seni nasıl tanımlarlar?
İyi sır tutan, güvenilir, fazla açık sözlü, eğlenceli


 
  






EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ







Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X